Dikey tarım nedir? Dikey tarım hakkında bilmeniz gerekenler

Dikey tarım geleceğin tarım teknolojisi mi?

2050 yılına kadar dünya nüfusunun 2 milyar daha artması bekleniyor ve bu nüfusu beslemek çok zor hale gelecek. Endüstriyel gelişmeler ve şehirleşme dolayısıyla tarıma elverişli alanları günden güne kaybediyoruz. Bilim insanları son 40 yılda Dünya üzerindeki tarıma elverişli alanların üçte birini kaybettiğimizi söylüyor.

Önümüzdeki 40 yılda ise ne kadar tarıma elverişli toprağı kaybedeceğimizi bilmiyoruz. Fakat dünya nüfusu artıyor ve dolayısıyla gıdaya olan talep de artıyor. Buna rağmen elimizdeki tarıma elverişli alanlar artmıyor tam tersine azalıyor. Bu da artan gıda talebini karşılayacak olan bitkileri yetiştirmek için yeterli alana sahip olamayacağımız anlamına geliyor. Bu da bilim insanlarını ve araştırmacıları yeni teknikler ve uygulamalar bulmaya itiyor. Bu tekniklerin ve uygulamaların en yenilerinden ve umut vaat edenlerinden birisi ise dikey tarım. Bazıları dikey tarımın bahsettğimiz bu gıda sorununun üstesinden gelmemizin yolu olabileceğine inanıyor. Peki nedir bu dikey tarım? Gelin birlikte bakalım.

 

Dikey Tarım nedir

Dikey Tarım bitkileri dikey olarak yerleştirilmiş yüzeylerde yetiştirmeye deniyor. Bildiğiniz gibi geleneksel tarımda ya da seralarda bitkiler tek bir katmanda yetiştirilir. Fakat dikey tarımda tek bir katman yerine üst üste yerleştirilmiş birden fazla katmanda bitkiler yetiştirebiliyor. Bu teknikle kapalı olan birçok alanda üretilim yapılabiliyor. Gökdelen benzeri yapılarda, nakliyet konteynerinde veya yeniden düzenlenmiş bir depoda bu teknikle tarım yapılabiliyor.

Kontrollü Çevre Tarımı (CEA) teknolojisini kullanan bu modern fikir, iç mekan tarım tekniklerini kullanmaktadır. Sıcaklık, ışık, nem ve gazların yapay kontrolü, gıda ve ilaç üretimini mümkün kılıyor. Dikey tarım birçok yönden metal reflektörlerin ve yapay aydınlatmanın doğal güneş ışığını arttırdığı seralara benziyor. Dikey tarımın temel amacı, sınırlı bir alanda üretimi en yüksek seviyeye çıkarmaktır.

Dikey tarım nasıl çalışır

Dikey tarımın nasıl çalıştığını anlamak için bakmamız gereken 4 önemli bölüm var. 1. Fiziksel Katman 2. Işıklandırma 3. Yetiştirme Ortamı 4. Sürdürülebilirlik Özellikleri.

İlk olarak, dikey tarımın birincil hedefi metrekare başına daha fazla gıda üretmektir. Bu amacı gerçekleştirmek için, mahsuller kule benzeri yapılardaki üst üste yerleştirilmiş katmanlarda yetiştirilir. İkinci olarak, odadaki en uygun ışık seviyesini koruyabilmek için doğal ve yapay ışıkların mükemmel bir kombinasyonu kullanılılır. Döner yataklar gibi teknolojiler aydınlatma verimliliğini artırmak için kullanılır.

Üçüncü olarak, toprak yerine, aeroponik, aquaponik veya hidroponik gibi yetiştirme ortamları kullanılır. Turba yosunu -diğer bir ismiyle sfagnum yosunu- veya hindistancevizi kabuğu gibi toprak dışı ortamlar dikey tarımda çok yaygın olarak kullanılır. Son olarak, dikey tarım yöntemi, tarımın enerji maliyetini dengelemek için çeşitli sürdürülebilirlik özelliklerini kullanır. Aslına bakacak olursak dikey tarım yüzde 95 daha az su kullanır.

Dikey tarımın avantajları ve dezavantajları

Dikey tarım geleceğin teknolojisi ve çok fazla şey vaat ediyor gibi görünüyor. Bununla birlikte,  dikkate alınması gereken birkaç engel var.

Dikey Tarımın Avantajları

  • Dikey tarım, yukarıda bahsettiğimiz gelecekte artacak olan gıda talebini karşılayabilmek için iyi bir seçenek sunuyor.
  • Dikey tarım, yıl boyunca mahsul yetiştirme olanağı sunuyor
  • Geleneksel tarıma göre büyük ölçüde daha az su kullanıyor.
  • Hava şartları hasadı etkilemiyor.
  • Daha fazla mahsul yetiştirme imkanı sunuyor.
  • Bu sektörde çalışan insanların daha az kimyasala maruz kalmasını sağlıyor ve olası yaralanma risklerini büyük ölçüde azaltıyor.

Dikey Tarımın Dezavantajları

  • Dikey tarım tesislerini inşa etmek ve sürdürebilmek oldukça maliyetli olabilir ve ekonomik sebepler hızlı bir şekilde dikey tarıma geçişe izin vermiyor. Bununla birlikte dikey tarıma yönelik çalışmalar ve araştırmalar henüz tamamlanmadı ve geliştirmelere hala açık.
  • Geleneksel tarımda tozlaşma kendi kendine ve doğal olarak oluştuğundan kapalı alanlarda bu elle yapılmak zorunda. Bu işlem çok zor ve maliyetli olabilir.
  • Geleneksel tarımdan daha fazla işgücü maliyeti olabilir. Şehire yakın yerlerde kurulacak olan dikey tarım tesislerinde çalışacak olan işçilerin maaşları doğal olarak yüksek olacaktır. Bunun yanında geleneksel tarımdan daha fazla uzmanlaşmış işgücüne ihtiyaç olacaktır. Fakat dikey tarım tesislerinde otomasyon teknolojilerinin kullanılması bu maliyetleri bir hayli düşürebilir.
  • Dikey tarım teknolojiye çok fazla bağımlı. Bir günlüğüne gerçekleşecek bir elektrik kesintisi bile dikey tarım tesislerinde çok fazla zarara yol açabilir. Bazıları günümüzdeki teknolojik imkanların dikey tarıma büyük bir geçiş için yeterli olmadığını düşünüyor.

Sonuç

Dikey tarım pazarı Amerika gibi dünyanın birçok ülkesinde giderek büyüyor. Şu anda Japonya bu konuda en başarılı ülke konumunda. Japonya 200 tane geniş ölçekli tarım yapılabilen fabrikalara sahip. Diğer bir örnek olan Çin ise bunlardan 80 tanesine sahip.

Yapılan tahminlere göre Japonya’da bile dikey tarım çalışmalarının %60’ı kâr getirmiyor. Dikey tarım şu anda pazarın çok küçük bir bölümünü oluşturuyor, fakat hızla büyüyor ve bu pazarın 2022 yılına kadar 5.8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu konuda en önemli gelişmeler Asya-Pasifik bölgesinde gerçekleşiyor.

Dikey tarım teknolojileri hala nispeten yeni. Şirketler henüz ürünleri başarılı bir şekilde üretemiyor ve artan gıda talebini karşılamaya ekonomik olarak hazır değiller. Fakat önümüzdeki yıllarda gelişen teknolojiyle ve bu teknolojilerin fiyatlarının azalmasıyla birlikte dikey tarım geleneksel tarımın yerini tamamiyle alabilir ve gelecekte karşılaşacağımız gıda talebini karşılamak için iyi bir yol haline gelebilir.

Kaynak: https://www.thebalancesmb.com/what-you-should-know-about-vertical-farming-4144786

Fotoğraf: BrightAgrotechPixabay